Türkiye Cumhuriyeti

Berlin Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

18 Mart 2009 Şehitler Günü Konuşması, 18.03.2009

Türk Evi Berlin, 18 Mart 2009
Sayın Meslektaşlarım,
Muhterem Yurttaşlarım,
Değerli Misafirler,

Yurduna sevgiyle bağlı Türk Ulusu, tarihinin her döneminde bağımsızlığını ve özgürlüğünü koruma kararlılığını göstermiş, bu uğurda hayatını feda etmekten hiçbir zaman kaçınmamıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın önemli cephelerinden olan Çanakkale, büyük çarpışmalara sahne olmuş, burada kazanılan zafer, savaşın ve dünya tarihinin akışını değiştirmiştir. Çanakkale’de, üstün cesaret ve özveriyle tarihte eşine az rastlanır, anlamlı bir kahramanlık destanı yazılmıştır. Çok sayıda eğitimli üniversite mezunu, üniversite öğrencisi gencimizin de aralarında yer aldığı 250 binden fazla vatan evladının canı pahasına kazanılan bu zafer, ulusumuz için gurur verici olduğu kadar kaybedilen canlar nedeniyle de ulusal belleğimizdeki en acı hatıralardan biridir.

Çanakkale Savaşı gibi, Kurtuluş Savaşı, Kore Savaşı ve Kıbrıs Barış Harekâtı gibi daha nice mücadelelerde, fedakârlık, kahramanlık ve cesaret destanları yazan ve bu uğurda hayatlarını feda eden Aziz Şehitlerimizin milletimizin kalbindeki mümtaz yeri daima baki kalacaktır.

Aziz Şehitlerimiz, ülkemizin bağımsızlığının ve bölünmez bütünlüğünün korunması, yurdumuzda huzur ve güvenliğin sağlanması, ulusal çıkarlarımızın savunulması, devletimizin temsil edilmesi ve insanlarımızın aydınlatılması uğrunda canlarını feda ederek, ulusumuzun gönlündeki yüce yerlerini almışlardır.

Yurt dışında devletimize, milletimize hizmet ederken, menfur terör saldırıları sonucunda görevleri başında hayatlarını kaybeden aziz diplomat şehitlerimizi ve ailelerini de bu vesile ile büyük minnetle anmak istiyorum. Türkiye’nin büyük zorluklarla yetiştirdiği; yüksek eğitimli, aydın, çağdaş, vatanına, devletine ve milletine bağlı bu şahsiyetlerin şehit edilerek zamansız şekilde aramızdan ayrılmaları bizler için büyük kayıp olmuştur.

Onlar bizlerin gönlünde taht kuran amirlerimiz, dostlarımız, mesai arkadaşlarımız, eşlerimiz, kardeşlerimiz ve yüce ulusumuzun değerli evlatlarıydı. Hepsi kendilerini güzel ülkemize adamışlar ve vatanımız uğruna can vermişlerdir. Hepsinin acısını yüreğimizde derinden hissediyor, manevi anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

Söz konusu saldırılar, Türk ulusunu ve onun temsilcileri olan bizleri yıldırmayı asla başaramamış ve başaramayacaktır. Şehit ailelerinin en ağır bedeli ödediği, ülkemizin birlik ve toprak bütünlüğünü hedef alan her türlü şer odağına karşı mücadelemiz bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de kararlılıkla sürdürülecektir.

Bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün, birlik ve bütünlüğümüzün ölümsüzleşen simgeleri olan şehitlerimiz, sonsuza kadar gönlümüzde yaşayacaklardır.

Bugün hepimize düşen en büyük görev, atalarımızın güzel ülkemiz için ödedikleri büyük bedelin anlam ve önemini kavrayarak, yurt topraklarına, milletimize ve Cumhuriyetimize aynı bilinçle sahip çıkmaktır.

Bağımsızlığın ve özgürlüğün önemini ve bedelini bir kez daha anımsadığımız Şehitler Günü’nde, Yüce Önderimiz Atatürk’ün, değerli silah arkadaşlarının, ülkesi ve ulusu için canını veren bütün Şehitlerimizin Aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyoruz. Onlara Tanrı’dan rahmet, geride kalan acılı ailelerine, dostlarına ve mesai arkadaşlarına sabır diliyor, derin saygı ve şükranlarımı sunuyorum.