Türkiye Cumhuriyeti

Berlin Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu, 31.10.2014

Sayın Büyükelçim, Saygıdeğer Hanımefendi,

Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 91. yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. En büyük bayramımızda hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyor, hepinize en iyi dileklerimi sunuyorum.

Bu yıl Cumhuriyet Bayramımızı Karaman’da bir maden ocağında üç gün önce meydana gelen kazada 18 maden işçimizin ocakta mahsur kalması ayrıca bu sabah Isparta’da meydana gelen ve çok sayıda can kaybına neden olan trafik kazası sebebiyle buruk ve hüzünlü bir şekilde kutluyoruz. En büyük dileğimiz işçilerimizin ocaktan sağ-salim çıkarılmaları ve ailelerine kavuşabilmeleridir.

Değerli Misafirler,

Cumhuriyet, Türk milletinin Büyük Atatürk önderliğinde verdiği mücadelenin, onurlu duruşunun, vatan sevgisinin, egemenlik ve bağımsızlık iradesinin ortaya çıkardığı bir eserdir. Bu eser, “çağdaş medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma” vizyonuyla geleceğe özgüvenle, heyecan ve şevkle bakan bir neslin bugünkü nesillere armağanıdır.

Bugün, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile dava arkadaşlarını, ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin mensuplarını, ülkemizin bağımsızlığı, birlik ve bütünlüğü uğrunda canlarını feda eden bütün aziz şehitlerimizi, istiklal ve egemenliğimiz için her şeylerini ortaya koyan kahraman gazilerimizi, 91 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti'nin yücelmesine katkı sağlamış herkesi derin minnetle anıyoruz.

Kıymetli Konuklar,

Türk devlet geleneğinin genç ve çağdaş temsilcisi Cumhuriyetimizin 91 yılda son derece sağlam kökler oluşturduğunu görmek bizler için büyük bir iftihar vesilesidir.

Türkiye Cumhuriyeti bugün, çoğulcu demokratik yapısı, dinamik ekonomisi, canlı kültürel hayatı, barış üreten ve barışı kollayan insani diplomasisiyle uluslararası toplumun saygın bir üyesidir. Türkiye'nin bu konumu, yurt içindeki vatandaşlarımızın olduğu kadar yurt dışındaki vatandaşlarımızın da on yıllar süren ortak çabasının bir sonucudur.

91 yıl önce büyük badireler sonrasında kurulan 13 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti’nin nüvesinden bugün, 76 milyonluk genç ve eğitimli nüfusu, rekabetçi işgücü, dinamik özel sektörü, ulaşım, telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde gelişmiş yüksek teknolojik altyapısıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi olan Türkiye Cumhuriyeti ortaya çıkmıştır. Bundan 50-55 yıl önce başlayan süreçte yurt dışına çok sayıda işçi gönderen Türkiye, artık dünyanın dört bir yanından işgücü ithal edebilen bir ekonomi haline gelmiştir. Dünyanın en büyük gelişmiş ekonomileri ile yükselen ekonomilerini biraraya getiren G-20’nin Dönem Başkanlığını gelecek ay üstlenecek olan Türkiye, uluslararası ekonomik sistemdeki saygın yerini daha da geliştirmek için olağanüstü bir emek sarf etmektedir. Ahiren açıklanan AB Katılım Stratejimiz de AB ile ilişkilerimize yeni br ivme kazandırmaya başlamış bulunmaktadır.

Değerli Misafirler,

Belki hatırlarsınız, geçen yılki Cumhuriyet Bayramı kutlamamıza Almanya’ya işçi olarak gelen birinci neslimizin temsilcilerini davet etmiş ve onlara şükran duygularımızı ifade etmiştik. Bugünkü kutlamamıza da buradaki gençlerimize verdiğimiz değerin bir göstergesi olarak okullarındaki Türkçe derslerine katılan öğrencilerimizin küçük bir kısmını aileleriyle birlikte çağırdık. Bayramımızı onlarla birlikte kutluyoruz. Sizlerin huzurunda onlara bir kez daha hoşgeldiniz demek ve davetimizi kırmadıkları için teşekkür etmek istiyorum.

Başlangıcından bu yana, Cumhuriyetin hedefi, karakterli, iyi eğitimli, çağdaş insani ve milli değerleri benimsemiş, sağlam iradeli, her türlü zorluğun üstesinden gelmeye muktedir gençler yetiştirmektir.

Tüm bunları hayata geçirmek için başta aileler olmak üzere hepimize görevler düşmektedir. Almanya’da yetişen çocuklarımızın başarılı olmaları için Almanca'yı çok iyi öğrenmeleri şarttır. Bunun yanı sıra, kişilik gelişimleri için de Türkçe'lerini geliştirmeleri konusunda çaba sarfetmeliyiz. Ayrıca köklü derneklerimizin gençlerimize sahip çıkmalarını ve her alanda yeni nesil liderler yetiştirilmesine katkıda bulunmalarını arzu ediyoruz.

Değerli Misafirler,

Almanya’yı vatanları olarak seçen tüm Türklerin içlerindeki Türkiye sevgisi, Türkiye ile Almanya’yı birbirlerine yaklaştıran en önemli bağdır. Almanya’da yaşayan 3 milyonu aşkın insanımız, ülkelerimiz arasındaki ilişkiler bakımından zaman içinde en önemli unsur haline gelmiştir.

Almanya Türk toplumunun kültürel kimliğini ve milli benliğini kaybetmeden, birlik ve beraberlik içinde hem Almanya’ya, hem Türkiye’ye hem de Türk-Alman dostluğuna katkılarda bulunmaya devam edeceğinden hiç şüphemiz bulunmamaktadır.

Bu bağlamda, kültürel kimlik ve milli benliğin yeni nesillerimizde de gelişmesi ve korunması bakımından sözlü sanatların değerini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Aileler, eğitimciler, toplum liderleri olarak herkesin Berlin’de sunulan Türkçe müzik, tiyatro, şiir, edebiyat ve diğer sanat eğitim ve icra imkanlarından çocuklarımızın etkin biçimde faydalanmasını sağlamalarını ve bu yönde çalışma yapan akademi, okul ve sivil toplum kuruluşlarımızı desteklemesini diliyorum.

Bugün İstiklal Marşımızı birlikte seslendirdiğimiz Berlin Türk Müziği Konservatuvarı’nın Gençlik Korosuna da teşekkürlerimi sunuyorum. Konservatuvar’ın Berlin’de müzik vasıtasıyla Türk kültürünü yaşatma konusundaki katkılarını takdir ediyoruz. Bu akşam koronun bizlere küçük bir konser vermesini de planlamıştık, Karaman’da ve Isparta’da meydana gelen elim kazalar sebebiyle bu konseri erteledik.

Değerli Misafirler,

Sözlerime son vermeden önce, kutlamamıza ana sponsor olarak önemli katkılarda bulunan Eurogıda Marketler Zinciri’nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Celal İrgi’ye ve İşbank AG’nin değerli yöneticilerine teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Hepinize davetimize icabet ettiğiniz için bir kez daha teşekkür ediyor, güzel bir akşam diliyor, saygılarımı sunuyorum.