Türkiye Cumhuriyeti

Berlin Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

29 Ekim 2010 Kabulü konuşması, 29.10.2010

Sayın Büyükelçim, Değerli Konuklar,

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının 87. Yıldönümü vesilesiyle düzenlediğimiz resepsiyonumuza hoş geldiniz.

Öncelikle Cumhuriyet Bayramınızı kutluyor, bu vesileyle Cumhuriyetimizi borçlu olduğumuz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla anıyorum.

Cumhuriyet coşkusunun, Berlin ve çevresindeki vatandaş ve soydaşlarımızca da paylaşıldığını memnuniyetle gözlemliyorum. Vatandaşlarımızın aynı coşkuyu Alman milli bayramında da yaşadıklarını biliyorum.

Bugün, topluma uyum sağlamış, başarılı, ekonomik, sosyal ve kültürel hayata katkı sağlayan bu vatandaşlarımızın sayısının, çoğunlukta olduğunu gururla söyleyebiliyorum.

Diğer yandan, Almanya’dan Türkiye’ye işçi göçünün 50. yılına girerken, gündemin uyum konusundaki çoğu yanlış genellemelere dayanan tartışmalarla belirlenmesinden üzüntü duyuyorum.

Uyum tartışmalarının insani zeminde yürütülmesi gerektiğine inanıyorum. Bu konuda başta siyasetçiler olmak üzere toplumun kanaat önderlerine büyük görev ve sorumluluklar düştüğü kanaatindeyim.

Uyum konusundaki tartışmaların rasyonel ve akademik bir perspektifle objektif olarak ele alınmasında yarar görüyorum. Nitekim bu şekilde yapılan araştırmalar yapılan genellemelerin yanlış ve yanlı olduğunu göstermektedir.

Geçtiğimiz günlerde “Berlin Freie Üniversitesi” ile “Data 4 U” adlı kurumlar tarafından yapılan anketlerin sonuçları Berlin’de yaşayan Türk vatandaşlarının sanatsal ve kültürel faaliyetlere katılımlarının Almanlardan daha düşük seviyede olmadığını, Türklerin kendilerini topluma uyum sağlamış olarak gördüklerini; ancak buna rağmen Alman toplumunda kabul edilmediklerini düşündüklerini göstermektedir.

Bu araştırmalar, Türklerin Alman toplumuna uyum için çaba gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Uyum, yoğun diyaloga dayalı samimi olarak dirayetle yürütülmesi gereken uzun bir süreçtir.

On yıllarca geçici gözle görüldükten sonra insanlarımızın görece kısa bir zamandır kalıcı olmaları gereği ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla uyum konusunda uygulanmakta olan sosyal politikalara daha fazla zaman ve şans verilmelidir. Vatandaşlarımızın büyük bir çoğunluğunda bu sürecin daha da başarılı olması yönünde irade mevcuttur.

Uyum tartışmalarını bu akşamlık bir kenara bırakarak resepsiyonumuza dönersek, bu geceyi bir konser ile renklendirmek istedik. Türkiye’den davet ettiğimiz “Pandora” müzik grubu birazdan sizlere bir konser verecek.

Son olarak, dinleyeceğiniz konserin gerçekleştirilmesinde büyük katkıları olan İşbank GmbH’ye, Sayın Okan Özoğlu’na ve içecek sponsoru olarak destek sağlayan Kavaklıdere Şarapları’na teşekkür ediyorum. Ayrıca, Türk Musikisi Konservatuarı’nın yöneticisi Halime Karademirli ve Metropol FM’e yardımlarından dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bakanlığımızla işbirliği anlaşması olan THY’na da bu bağlamdaki katkıları için müteşekkiriz.

Hepinizi saygıyla selamlıyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınızı kutluyor, iyi eğlenceler diliyorum.